Hayal-Ütüpya-Gerçek

Ah Tamara

Van, 27 Eylül 2007

Bir sonbahar gecesi size bir ilkbahar efsanesi anlatayım….
Bir bahar günü… Rüzgar esmekte… Bademler çiçek açmakta… Doğa uyanmakta….
Yer Van Gölü kıyısı… Bir genç göl kenarında otururken gözünü karşıdaki adaya diker… İçinden bir ses, git keşfet orayı der… Ve genç başlar yüzmeye… Varır adaya… Bademler altında bir güzel kız görür. Adı Tamara… Aşık olurlar delikanlı ile kız biri birlerine… Başlarlar buluşmaya… Kız adadaki manastırın keşişinin kızıdır…
Buluşmalar çok sıklaşmıştır… Her geçen gün özlemektedirler birbirlerini… Kız ne zaman delikanlıyı görmek istese, hemen bir ateş yakar kıyıda, genç de yüzerek gider ona…Buluşurlar, görüşürler, sevişirler, ruhlarında hissederler hep birbirlerini….
Zaman geçer, adadakiler farkederler olayı ve keşişe haber verirler… Önlenmeli olay, keşişin kızı, bilinmeyen bir genç ile buluşuyor diye bir söz çıkarsa, zorda kalır keşiş efendi… Ama bir yandan da kızına kıyamaz… “Sevmişler birbirlerini, olsun, hoş karşılayalım, buluşsunlar… Hem tebrik ederim kızımı… Kendisi için onca tehlikeyi göze alan bir genci seviyor.. Ucuz bir sevgi değil… olsun varsın…” der keşik
Ama çevredekiler öyle düşünmezler… Keşişin geleneksel onurunu kurtarmak adına, kız ile oğlan arasına girmek isterler…
Fırtınalı bir gecede ateş yakarlar kıyıda… Genç görür ateşi… Tamara kendisini çağırmakta…. Hemen gitmeliyim der… Ama ateşi yakan Tamara değil… Kötü yürekli, kara kalpli, çekemeyen, kıskanç kişiler…
Genç bilmez bunu… Tamara çağırıyor diye düşünür… “Sevgili gel derse varılmalı, fırtanılı gece olsa da” diye düşünür delikanlı ve atılır sulara…
Dalgalar arttıkça artar… Adaya yaklaşınca gencin gücü biter… Ve seslenir biten gücünü toplayarak…. Aaah Tamara, Aaah Tamaraaa…. Tamara duyar, koşar kıyıya… gencin sulara gömüler sesi…… Ve kız tutamaz kendini, o da salıverir Van gölünün sularına bedenini……
O gündür bu gündür adada fırtınalı günlerde yankılanır gencin sesi kıyıda ve karşı dağlarda… Ah Tamara… Ve adanın adı Ah Tamara daha sonra Ahtamar… şimdi Akdamar adası olur…
Söylence işte…
————————-
Van, 27 Eylül 2007 01:22
Muammer Çelik