Ara sıra yazdıklarım

Asuman kardeşim’den gelen Türkiye’deki din ve toplum üzerine yazdığı yazıya verdiğim cevap

İstanbul, 14 Temmuz 2015

Sevgili Asuman Kardeşim,
1. Ben sadece dini konular üzerinde paylaşımda bulunmuyorum. Öyle dersen haksızlık olur. Bak şu anda yazdığımız sayfadaki paylaşım, yani nenelerini ziyarete gelen torunlar… Bunun dinle bir alakası yok… Sosyal bir konu…. Ama dini konulardan da uzak değilim…
2. Bilime de değinsen ne olur demişsin. Sen ilmi konularda konu aç, hemen o konuda dağarcığımızda bir şeyler var ise paylaşırız, yok ise bilgisi olanların bilgisinden faydalanırız.…
3. Çağın gerisinde kalma nedeniniz nedir diye sormuşsun. Ben çağın gerisinde kalıp kalmadığımı bilmiyorum, herkes gibi bu çağı yaşıyorum… Ülke olarak çağın gerisinde diyorsan, sanırsam ülke olarak da diğer ülkeler kadar çağın nimetlerinden, külfetlerinden, artılarından, eksilerinden payımızı alıyoruzdur…
4. Türkiye’de acilen bir Martin Luther King çıkmalı demişsin… Galiba sen Amerikalı Teolog Martin Luther King’i kastetmedin… Biliyorsun Martin Luther King ağırlıklı olarak siyahilerin olmak üzere insan haklarını savunan ırklar arası eşitlik için mücadele veren Amerikalı bir papaz. Ama galiba sen Alman Teolog MARTİN LUTHER’i kastettin yazında. Çünkü Martin Luther Katolik kilisesinin cennete giriş belgesi satışına karşı çıkarak başlattığı hareket daha sonraları Protestanlık diye adlandırılan yepyeni bir Hristiyanlık yorumunun önünü açmıştır…
Eğer Martin Luther isteğinle İslam’da reformu kastetmişsen, o zaman sormak isterim: Neleri değiştirmek istiyorsun? Neler fazla veya neler az? Reform isteyen kişi dinin eksikliklerini ve fazlalıklarını da saymalı… Ayrıca hiçbir din içinde yeni bir düzenlemeyi kabul etmez. Dinin kuralları insanlar tarafından düzenlenmeye kalkılır ise, o zaman o dinin değerleri erozyona uğramaya başlar… Herkes kendisine göre bir kurallar zinciri oluşturur… İslam’ı eğer magazin gözüyle değil de, inanarak, vahiy ve elçi kaynaklarından ele alacak olursak, tüm sorunlar ortadan kalkar zaten…
5. Atatürk Kuran’ın Türkçeleşmesini sağlamış fakat yarım kalmış diyorsun. Sanırsam Atatürk döneminde birkaç çeşit Kuran meali hazırlanmıştı. Kuranın Türkçeleştirilmesi ise Atatürk döneminde başlamaz, Osmanlı döneminde de Kuran pek çok âlim tarafından halkların konuştuğu dillere çevrilmiştir. Pek çok tefsirler hazırlanmıştır.
6. Allah ile kulun arasına kimsenin giremeyeceğini öğrendik diyorsun. Doğrudur. Allah ile kulun arasına girmeye kimsenin hakkı yoktur. Ama Cumhuriyet Türkiye’sinde Allah ile kulun arasına devlet girmek istemiştir, insanların nasıl inanacağını, nasıl inanması gerektiğini insanlara dayatmıştır, böylece bugün ülkemizde gördüğümüz çarpık bir İslam anlayışı çıkmıştır… Devletin amacı milli bir İslam oluşturmaktı, başaramadı. Milli bir İslam olmaz zaten, İslam evrenseldir.
Allah ile kulun arasına girme konusunda eğer cemaatleri kastediyorsan, hiçbir cemaat kendi müntesiplerine ben senin ile Allah arasında köprüyüm falan demez…
7. “Yeter artık bu din tüccarlarının dinimi sömürmesi” diyorsun: Aynen katılıyorum… Bu ne ya, birkaç ayet, birkaç hadis öğrenen, hatta hiç öğrenmeyen, gazete kupürleri bilgileri ile Müslümanlara yön vermeye çalışan, İslam adına hüküm koymaya çalışan bir sürü din tüccarı var… Yazılı ve görsel medyada da oldukça yer yapıyorlar… Millete İslamcı yazar veya İslamcı düşünür diye de yutturulmaya çalışılıyor… İslamcı yazar olmaz, İslamcı düşünür olmaz… İslamcılık diye bir kavramı hiçbir Müslümanın kabul edeceğini sanmıyorum. Mesela ben kendim İslamcı değilim, sadece Müslümanım…. Aslında İslamcılık diye bir şey de yoktur. Bu kavram İslam dışı kişi ve kuruluşlar tarafından Müslüman saydıkları kişilere giydirmeye çalıştıkları bir elbisedir…
8. “Yeter artık varsa yoksa kadın üzerinden dini yürütmeleri” diyorsun. Aynen sana katılıyorum. Bugün Türkiye’deki İslam’ı gelenek olarak alan erkeklerin pek çoğu sanki tüm emirler kadınlara gelmiş de, kendilerine bir şey söylenmemiş gibi davranıyorlar…
9. Tıptan ve teknolojiden bahsetmişsin. Din bunların hiçbirisine karşı değil ki. Sen araştırma yaptın, gelişmeler yaptın da din buna karşı mı çıktı.. Hayır… O bizim toplumsal tembelliğimiz…
10. “İslam âlemi ne üretiyor, sadece intikam, savaş, kadınları aşağılamak” diye yazmışsın… Bu dediklerin bir yerlerde planlanıyor, İslam âlemindekilere de uygulattırılıyor… Eğer insanlar dinlerini gerektiği gibi öğrenseler ve bilseler o zaman intikamın, savaşın, özellikle kadınları aşağılamanın olmadığını görecekler. Kız evladına sahip olmanın güzelliğini bahseden bir din var… Bugün toplumumuzda kadını aşağılayan din değil, geleneksel dini algıdır….
11. “İnsanı dinden çıkarıyorlar” demişsin.  iyi de başkalarına kızıp da dinden neden çıkıyorsun ki… Dini öyle bir yaşa ki, karşındaki sende erdemi görsün, kendi yanlışlarını düzeltmeye, erdemli olmaya çalışsın, güzel yaşamaya çalışsın…
12. Kuran’ı Kerim’i alıp miting malzemesi yapmaktan bahsetmişsin. Aynen sana katılıyorum. Kuran hiçbir şekilde siyasi veya ticari yönden kullanılmamalı….
13. Eğitim sistemi değişmeli görüşüne de aynen katılıyorum. Halen eğitim sistemimiz bir rezalet. Türkiye Cumhuriyeti kuruldu kurulalıdan beri doğru dürüst bir eğitim sistemi oluşturulamamış ve bu halen de yok… Hep dayatmacı ve itaat ettirici bir eğitim sistemimiz var… Maalesef bu tüm iktidarlar dönemlerinde aynı kalmıştır…
14. Şehirlerden geçerken camilerden geçilmiyor diyorsun…. Doğru, son zamanlarda insanlar gitmeyecekleri veya ancak cumadan cumaya uğradıkları camiler yaptırıyorlar… Keşke hayır sahipleri camiler yaptırmak için harcanacak paraları, namazı dosdoğru kılacak, kendilerini vahiyle şekillendirebilecek nesiller yetiştirilmesi için harcayabilselerdi…
15. “Bilim kulüpleri, felsefe dernekleri neden yok?” diyorsun: Sanırsam Türkiye’de sayısı oldukça fazla, ama rağbet edeni fazla yok… Ayrıca bilim kulüpleri veya felsefe derneklerinden bir tanesini de sen kur ve öncü ol…
16. Hıristiyanlık ve İslam, Kuran ve İncil üzerine yazılacak çok şey vardır. Bozulmalar üzerine de… Ama burada bunu ben yazmaya başlarsam, altından kalkamam, çünkü uzmanı değilim ilahiyat konularının… Monoteist yani tek yaratıcıya inanan dinler birbirlerini inkâr etmek için değil, tasdik etmek için, tamamlamak için gelmişlerdir… Musevilik, Hıristiyanlık, Müslümanlık bunlar özde birbirleri ile çelişemezler… Dinler belirli zamanlarda güncelleştirilmiş yol haritalarıdır… İslam en son baskı olduğu için, ben en son baskı haritaya bakarım… Bu benim tercihim…
Sevgili Asuman kardeşim, sen aslında benim gibi yaşantılarında samimi olamayan Müslümanlara kızıyorsun…. Aslında senin gönlün de vahyi, nebevi İslam’dan yana… Ama bir türlü kapıyı aralamaya cesaret edemiyorsun belki de… Aç kapıyı, gir içeri ve örnek ol herkese…
Selam ve dua ile…
———————-
Muammer Çelik
İstanbul, 14 Temmuz 2015