Ara sıra yazdıklarım

Hayvanlar ile hayatı paylaşmak

İstanbul, 03 Ekim 2001 Çarşamba

Bugün radyoda dinledim… Yarın Dünya Hayvan Hakları Günü imiş…
Aklıma bir anda geldi, hayvanların haklarına nasıl riayet edilecek Türkiye’de…
Kim koruyacak bu hakları, nasıl koruyaca? Hak ihlalinde kim kimi kime şikayet edecek?
4 yıl önce bir yazı yazmıştım bu konuda…
Toparlamaya çalışayım…
Toros dağlarından geçerken bir anda dikkatimi çekmişti… Devamlı gördüğüm bir tabela, o anda beni etkilemişti…
Tabelada yazıyordu : AVLANMAK YASAK….
Hoppala bu da ne böyle…. Yasak Hayvanlara konmuş, ama hayvan o yazıyı okuyabilecek mi acaba… Eğer okuyabilse zaten avlanmaz zavallı…. Okuma yazma bilmediği için de hep avlanıyorlar….
Avlayana yasak yok bu ülkede, ama avlanana yasak var… Avlanmayacaksın….
Sonra hayvanlar üzerine düşünmeye başladım….
Bu çok kötü bir dert… Hep hayalimde hayvan hakları… Düşünüyorum… Hayvanlara hak ve görevlerini aktarabilsek…. Düşünüyorum… Acaba Hayvanlar da insanlar gibi aynı hakları kullanabilse idi… Aynı yetenekleri olsa idi….
Mesela bir hayvanın araba sürme yeteneği ve hakkı olsa idi ve bir otomobil alabilse idi…
Otomobil firmaları hayvanlar için de üretim yapacaklardı….
Bir düşünelim şimdi…
Hayalimizi zorlayalım…
Hayvanlar da bizimle beraber günlük yaşamda otomobil kullanıyor, alışveriş yapıyor, lokantaya gidiyor… Vatandaşlık haklarını kullanıyorlar…
……
Örneğin bir hayvan araba kullanırken, bir yayayı görse acaba saygı duyar frene basar mı, yoksa düşünemez de yayayı zor durumda bırakır sonuna kadar gaza mı basar….. Hayvan bu, yayayı idrak edemez ki. 🙂
Kırmızı ışık… Eyvaaaahhhhh, hayvanlar kırmızı ışığı anlamazlar ki… insanlar çok zora girer…. Hayvan bu, kırmızı ışıkta da umursamadan geçer…
Yağmurlu bir günde yaya olarak kaldırımda yürüyorsunuz veya durakta bekliyorsunuz. Önünüzdeki yoldan arabası ile gelen bir insan, bir de hayvan düşünelim… İnsan mutlaka yayaları ve kaldırımda bekleyen insanları ıslatmamak için azami çabayı gösterirken, hayvanın kullandığı araç mutlaka hızlı geçer, ve yayaları ıslatır….
Gece vakti aracınızla yolda gidiyorsunuz. Karşınızdan veya arkanızdan bir akaç geliyor… Eğer bu aracı insan kullanıyorsa sizin gözleriniz kamaşmasın diye mutlaka farlarını mutlaka kısacaktır. Ama eğer hayvansa aracı kullanan, ışıkları hiç kısmaz, çünkü hayvan idrak edemez ki, sizin zorda kalacağınızı…
Örnekleri çoğaltabiliriz…
…..
En felaket olanlardan bir konuyu da bahsedeyim… Yine hayal edelim…. Hayvanlar insanlarla aynı hak ve yetkilere sahip olsalar ve yönetimi bizler ile paylaşsalar… Aman allahım… Ne kadar daha zor olurdu…
Düşünün mesela başbakanlığı, bakanlıkları, valilikleri vs. vs. dönüşümlü yapsalar… 6 ay insanlar, 6 ay hayvanlar…
Hayvanların yönetimde olduğu zamanlar yola çıkmak istemem….
Mesela illerde veya ilçelerde yönetim hakkı insanlarda iken, başbakan, bakan, vali gelse, her şey rahat, yollar trafiğe kapanmaz, insanca gelişir her şey… Kimsenin hayatı zora girmez… Başbakan, bakanlar veya vali ile buluşur, kaynaşır insanlar…
Ama yönetim hayvanlarda iken yönetenler gelecek olsa… Aman Allahım… neler olur neler… mesela yollar kapatılır, diğer insanlar ne zorluk çekerse çeksin umurlarında olmaz, çünkü idrak edemezler, insanlara zorluk verdiklerini…
Yani dostlar, iyi ki hayvanlar insanlar ile aynı hakları ve yetkileri kullanabilir konumda ve donanımda değiller… Bu sayede yönetenlerimiz ile gayet insani ilişkiler içerisinde sürdürüyoruz hayatımızı…
Not: Burada amacım kimseyi hedef almak veya yaralamak değildir..
sadece bir düşünce jimnastiği… Acaba hayvanlar da insanlar ile aynı yeteneklere sahip olsalardı ve eşit bir şekilde yönetebilselerdi diye…
———————
Saygılar, Selamlar
Muammer Çelik
İstanbul, 03 Ekim 2001