Hayal-Ütüpya-Gerçek

Sosyal adaletin sağlandığı bir ülkede yaşamak ne güzel olurdu

İstanbul, 14 Ekim 2014

Ülkemde insanlar sadece kendilerini düşünmezler… Herkes çok kazanmak ister… Çok kazansın ki, kazandıkları ile daha çok insana yardım edebilsin…
Herkes her yıl zorunlu ihtiyaçlarını karışadıktan sonra artan mal varlığının %2,5 oranındaki kısmını diğer insanlar ile paylaşmak için ayırın ve paylaşır…
Ülkemde gelir vergisi kaldırılır, servet vergisi getirilir…  Halkın katılımı ile değişik toplum katmanlarından oluşacak bir komisyon tarafından bir yaşam standardı belirlenir. Bu standarda ulaşana kadar insanlar servet vergisi ödemezler.
Bu standardı aşanlar her yıl servetlerinin çokluğuna göre %10-, 20, 30, 40, 50 gibi artan oranda servet vergisi öderler… Yaşam standart altı kalan vatandaşlar için de ihtiyaçlarını karşılayacak imkanlar sunulur…
Gelir vergisi olmadığı için kimse kazanç saklayacağım diye uğraşmaz. Servet de zaten sahip olunan menkul ve gayrimenkul mallar ile belli olur.
Ayrıca çalışmayan / çalışamayan erkek, kadın, çocuklar için de hayatı idame ettirebilecek imkanlar sağlanır….
Himse zorlamalar ile, kanunlar ile ihtiyaç sahiplerine yardım etmek zorunda kalmaz… Herkes gönüllü olarak hakça paylaşımda bulunmak ister…
Hakça paylaşım kanunla zorla olmaz, gönüllere girerek olur… Doğuştan itibaren çocuktan itibaren fertler paylaşımın erdemini öğrenirler… İnsanlar paylaşabilmek için birbirleri ile yarışa girerler, çünkü paylaşmanın erdemini bilirler…”Ben daha fazla paylaşabildim” diye yarışırlar biri birleri ile…
Ben şu miktarda paylaştım değil, ben varlığımın şu kadarını paylaşabildim diye sevinirler insanlar…
İnsanlar şu davranışı benimsemişlerdir: Aileleri için bir ev, bir araba, hasat yaptıkları tarla, iş yaptıkları işyeri dışındaki tüm sahip olduklarını diğer insanlar ile paylaşmayı gönülden kabullenmek…
Böylece ülkede kimse diğerinden daha zengin değildir… Kimse kimseye haset de etmez…
Böyle bir Türkiye mümkün değil mi?
Biz mümkün olmasının düşünü kuralım en azından…
———————–
Saygılar, Selamlar
Muammer Çelik
İstanbul, 14 Ekim 2014